21 Ağustos 2009 Cuma

Sofralarınız Bereketli,Ramazan-ı Şerifiniz Mübarek Olsun.



Herkese Hayırlı Ramazanlar olsun.
Sağlık,sıhat,afiyet, işlerde kolaylık,kalplerde genişlik,sofralarda bereket,dualar kabul,
Gönlümüzde olanlar hakkımızda hayırlı, hakkımızda hayırlı olanlar gönlümüze razı olsun.




Bu sofralar Nurdur
Kaza belaları
Geri durdur Allah'ım

Bu sofralar Mamurdur
Bu sofralarda;
Halilibrahim bereketi
Bulundur Allah'ım

Artsın eksilmesin
Taşsın dökülmesin
Bu sofraların sahibi
Yokluk kıtlık
Görmesin Allah'ım

Yiyenlere helal,
Yedirenlere hayır,hasenat
Olsun Allah'ım.

11 Haziran 2009 Perşembe

11 Mayıs-11 Haziran Arası

Tam bir ay olmuş yazmayalı.Çok özledim bloğumu ve tüm blog arkadaşlarımı.Herkes merak etmiş ne oldu bu Ceydoş'a diye.Sevmek ne güzel,seviliyorsa seven. Herkese teşekkür ediyorum bende sizi çok özledim. Yarından itibaren herkese ve her konuya sokacam burnumu, bıcır bıcır herşeye yorum yapacam.
Merak edenlere söyleyeyim hemen.Ben gayet iyiyim çok şükür.Bilgisayarım bozuldu. Ne olduğu anlaşılması uzun sürdü.Sonra tamiri derken epey süre geçti.Sonra halam,sonrada annem taşındı ve malum topla,kolile,taşı,koli aç,yerleştir işlemleri, birazda benim tembelliğim eklenince geçti bir ay. Birde bloğumda bir sorun yaşıyorum.Bunu daha sonra detaylı anlatıcam.

Bu aralar tuttu benim deniz krizim.Denize girmekten başka hayalim yok gibi.Gerçi ameliyat sonrası ve kullandığım ilaçlardan (şşşşşttt şimdiki bahanem bu bozuntuya vermeyin) biraz kilo alımım var ama olsun pareo falan idare edecez artık.Rejim yapmak mı? O da ne oluyor?Adını sanını çok duydum da hiç ilgilenmedim kendisiyle. Eeee benim de rejim yapma yaşım geldi galiba.Bu zamana kadar gençlik işte yediğimi yakıyordum. Yakıt sisteminde ufak bir arıza başladı sanırım çünkü benim göbek çevresine elini sürmüyor.
Keşke ''göbeksiz adam, balkonsuz eve benzer'' lafı kadınlar için olsaydı.İşte o zaman en büyük balkonu ben yaratırdım ve şu rejimle de tanışmama gerek kalmazdı.
Birde sigara sorunum var tabi. Bırakmak istiyorum fakat birbirimize direniyoruz. Birgün kazanıcam ama dur bakim ne zaman.Bırakan arkadaşlar fikirlerini yazarlarda çok memnun olurum.
Neyse şimdilik benden havadisler bukadar.Ziyaretlerde görüşürüz canlar, ciğerler,süper anneler,dostlar... aynı gökyüzünü paylaştığım ,sevgide birleşen yürekler.

11 Mayıs 2009 Pazartesi

Makyajlı Tatlı

Geçtiğimiz haftasonu arkadaşımıza yemeğe davetliydik.Giderken elimiz boş gitmedik tabi. Etimek tatlısı yapıp,tam tatlının makyağını yapacaktım ki makyaj malzemelerinden eksik olan çileğin olmadığının farkına vardım.


Maç izliyen ve yerinden kıpırdamayan kocacığı, yılanı deliğinden çıkartan dilimle çilek aldırmaya yollayıp tatlının makyajını tamamladıktan sonra,allayıp pullayıp götürdük Ayça hanıma.


Keyifli yenen yemek ve güzel geçen bir gece oldu bizim için.
Kocacık okadar alışmış ki herşeyi fotoğraflamama, ''tatlının resmini çekmeyecekmisin?'' diye sorar oldu artık.
Ufaktan ufaktan O'da başladı fotoğraf makinesini sevmeye.

Ayça ile bu fotoğrafta çok kikirdedik.Geçerli bir sebebimiz vardı ama...
Aradaki boy farkını kapatmak için kızcağızı koltuğun ucuna kadar kaydıran ben amacıma ulaşmıştım.
Evet evet böyle daha iyi.Ohhhh be rahatladım.kendimi iyi hissettim böyle...

Geciken Mim

Geciken mimlerim var cevaplamayarak ayıp ettiğim.
Canım,birtanem Namı diğer umut bekçisi
ORGUKNIT ve müstakbel güzel anne ZEHRANIN EVİ mimlemişlerdi beni fii tarihinde.
Teşekkür ediyorum her ikisinede ve bu korku dolu soruları cevaplıyorum.
1-Yıl sonunda zengin olmak koşuluyla bir yıl boyunca her gece kabus görmek istermiydiniz?
İstermiyim yahu.O Para zaten psikolaglara giderdi kesin.Delirmeye niyetim yok.
2-Kör olmak ve sağır olmak arasında nasıl bir seçim yapardınız?
Tövbe Tövbe Allah korusun. Ben yarı yarıya yı tercih ederdim yani bir kulak sağır bir göz kör.yok olmuyorsa sağır olmayı tercih ederdim.Annem bana herşeyi anlatır nasıl olsa hiç bişeyciktende eksik kalmam.
3-Öleceğiniz anı bilmek istermiydiniz?
İstemezdim tabiki. habersiz gelen miafiri sevmem ama birtek Azrail için fikrimi değiştirdim.
4-Bu gecenin son geceniz olduğunu öğrenseniz birine söyleyemediklerinizden dolayı üzülürmüydünüz?
Herzaman söylemem gerekenleri söylerim, söylenmesi gerekenlere.Tutamam içimde oyüzden yok bir diyeceğim gidebiliriz Azrail A.S.
5-Eviniz yanıyor aileniz ve siz kurtuldunuz, son bir kez daha eve girme şansınız olsa neyi kurtarırdınız?
Lap Topları,fotoğraflarımızı,cüzdan,çanta vs. önemli şeyleri işte

Bu soruları başka kim cevaplamak ister bilmem ama isteyen herkes buyursun.
Ben sıramı savdım.İki tane daha var cevaplamam gereken mim. en kısa zamanda onlarıda cevaplayacağım.

10 Mayıs 2009 Pazar

Blog Annelerine Sevgilerimle


Tüm annelerin,müstakbel annelerin,anne adaylarının Anneler Günü Kutlu Olsun.
Tüm Blog anneleri bu çiçekler ve bu şiir sizin.

Annem derdi ki: “Terli terli su içme.”
İçten içe kızardım ona
Oyunun en tatlı yerinde
Bu müdahale de niye?
Hastalanınca anlardım ki!
Annem haklıymış.

Annem derdi ki: “Sakın geç kalma.”
Meraklanırmış sonra
İçten içe hayıflanırdım ona
Gidenin dönmesini beklerken anladım ki !
Annem haklıymış.

Annem derdi ki: “Odanı dağıtma.”
İçten içe karşı gelirdim ona
Toparlamayı erteleyip dururken
Hayatımı dağıttığım anlarımda anladım ki !
Annem haklıymış.

Annem derdi ki: “Öfkende fakir ol, sevginde zengin.”
İçten içe önemsemezdim bakışlarımla
Kırdığım kalpleri telafi edemediğimde anladım ki !
Annem haklıymış
Annem derdi ki: “Tek kişilik yaşama.”

Diğer türlüsü bencillik olur
Sevilmezmişim sonra
İçten içe güler geçerdim bu kelâma
Yalnızlık ağır gelmeye başlayınca anladım ki !
Annem haklıymış

Annem derdi ki: “Doğal ol, yapmacık olma.”
İçten içe burun kıvırırdım ona
Ezberlediğim yaşam biçiminin tatsızlığını fark edip
Rollerimi karıştırmaya başlayınca anladım ki !
Annem haklıymış

Annem derdi ki: “Gençliğinin kıymetini bil, geri gelmez bir daha.”
İçten içe sitemkâr davranırdım ona
Yüzümdeki çizgiler
Saçımdaki beyazlar zafer kazandıkça anladım ki !
Annem haklıymış

Annem derdi ki: “Bir dilek tut, gerçek olana kadar çabala.”
İçten içe söylemesi kolay, yapması zor derdim ona
Hayatımı sorgulamaya başlayıp
Sürekli yapamadıklarım aklıma geldiğinde anladım ki !
Annem haklıymış

Annem derdi ki: “Bu sözlerimi kullan, yabana atma.”
Şimdi…
İçten içe teşekkür ediyorum ona
Çünkü…
Ben de bir anneyim...
Bana miras kalan bu cümleleri sarf ederken bileceğim ki !
Ben haklıyım....

(Annem ben şımarıklıklarıma devam edeceğim haberin olsun.Ben şuan anlamak zorunda değilim,biraz daha tadını çıkaracağım anne olana kadar)

9 Mayıs 2009 Cumartesi

ANNEM


Herzaman yanımızda,düştüğümüzü gördüğü anda önümüze geçen canım annem.
26 yaşında sevdiği adamı toprağa veren,biri 4 diğeri 5 yaşında iki çocukla hayatın mücadelesinden yüzünün akınla çıkan annem.

Çocukları için evlenmeyi reddeden ve gençliğini,güzelliğini çocuklarına adıyan annem.
Aldığı 3 aylık maaşı yetiştirmeye çalışırken,bizi hiçbirşeyden eksik bırakmayan annem.
Yorgun ve mutsuz olduğu zamanlarda bile ilgisini hiç sakınmayan annem.
Sevgisini herzaman belli eden,koca çocuklar olduğumuz halde hala bizi kucağına oturtup seven annem.
Herkes tatile giderken,kızına çeyiz yapmak için 2 kuruş 2 kuruştur diyen ve hayatı gönlünce yaşamayan annem.
Sıkıntılarımıza,üzüntülerimize el atıp ortalığı süt liman eden annem.
Espirileri ile evimizi tiyatro sahnesine çeviren neşeli annem.

Ne yapsam,ne etsem,ne söylesem,ne yazsam,sırtımda Kabe'ye kadar götürsem hakkını ödeyemeceğim annem.
Biz senden razıyız,Rabbim de senden razı olsun annem.
Allah seni hep güldürsün güleç yüzlü annem.
Sağlığın,sıhatinle uzun ömrün olsun annem.
Her anne güzel,her anne özel ama sen annelerin BİRTANESİSİN.

ANNELER GÜNÜN KUTLU OLSUN ANNEM.
SENİ ÇOOOOOKKKKKKKKKKK SEVİYORUM.

3 Mayıs 2009 Pazar

Heeheyyttt Tavuk Yedi.


Ruhumuzu dinlendiren,huzur veren deniz
Biz seni çok severiz.
Haftasonunu değerlendiririz.
Anadolu yakasının tüm sahil şeridini gezeriz.
Sayende evdeki bayat ekmekleri ne yapacaz diye düşünmeyiz.
Martıların,balıkların ekmek ziyafetini seyrederiz.


(Yazıyla alakasız ama Kocacığın tüm yakınları için şok edici tarihe geçici haber.)
Şok Şok Şok ,Flaş Flaş Flaş
Tavuk sevmeyen ve ağzına sürmeyen Atilla Bey(kocacık) bügün saat 18:00 suları önünden geçtiği bir kasabın piliç çevirme dolabında gördüğü tavuklara aşık oldu.
Tavuk yemeği özleyen ve evde kendisi yapsa Atilla beyin kokusundan vazgeçeciğini düşündüğü için bu fırsatı kaçırmayan Ceyda Hanım hemen içeri girip Atilla beyin beğendiği bodur tavuğu ( kumasını )aldı.
Ve akşam yemeğinde o güzel tavuk, Türk filimlerindeki kötü adam Erol Taş'ın tavuk yeme sahnesindeki gibi çılgınca bitirildi.
Related Posts with Thumbnails