
Kendimi bildim bileli şu çayı sevemedim .Kırk yıl içmesem aklıma gelmez.Kocacık tam tersi çay kolik. İşte bu yüzden anlaşamıyoruz. Sevmediğim ve içmediğim bir şeyi her sabah,her akşam ocağa koymak,demlemek,servis yapmak niye anlamıyorum ki. Herkes bilir beni oyüzden ayıplayan yok ama misafire çay versem şekeri unuturum.Bir bardak versem, diğeri için takip edemem bitmişmi bardakları diye.Dedim ya sevmem şu çayı. Ne başım ağrır içmediğimde,ne kocacık gibi içmeden kendime gelememelerim vardır. Off ne zor ya sevmeyene şu işi yapmak.

Ama bol köpüklü,az şekerli türk kahvesini ver banamısın demem.Gerçi onunda günde 2 taneden fazlası sakıncalı ama olsun. Az iç, öz iç. Ayrıca yapımıda kolay.Üstelik seviyorum yapmayı.
Genelde hep daha istemeden koyarım ocağa,servis yaparım ama bazen tak diyor cana.Ya sevmiyorum neden hep ben yapıyorum diye.
Yine öyle akşamlardan birindeyiz.Çay krizi tuttu.Ben gidip yapmamak için taklalar atıyorum,kocacık öpüp duruyor ''ama çok güzel yapıyorsun, senin elinden çok güzel'' diye.Yıkama,yağlama yani. Yine mağlubum.
Yine öyle akşamlardan birindeyiz.Çay krizi tuttu.Ben gidip yapmamak için taklalar atıyorum,kocacık öpüp duruyor ''ama çok güzel yapıyorsun, senin elinden çok güzel'' diye.Yıkama,yağlama yani. Yine mağlubum.
Çaya buyurmaz mısınız? Bardağınızın bittiğini hatırlatırsanız ikinci bardakları da doldururum.





